1 Mayıs: Avrupa, ama doğru Avrupa

Franfurt’ta gerçekleşen 1 Mayıs Dünya Emekçiler Günü kutlamasında, sosyal, eşitlikçi, çalışanlara güven veren bir Avrupa talep edildi.

Resim galerisi: Tarihi Römer Meydanı’nda gerçekleşen mitingten renkli kareler için tıklayın

Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) düzenlediği gösteriye katılan taksiciler, branş için yeni bir yasa tasarısı hazırlığında olan Federal Bakan Andreas Scheuer’e istifa çağrısı yaptılar. Paket dağıtıcıları da devasa fille giderek ağırlaşan çalışma koşullarına dikkat çektiler. Yaklaşık beş bin kişinin katıldığı mitingte, sendikalar ve Sol Parti gibi partilerin yanısıra Türkiye’den de Birleşik Haziran, Vatan Partisi, Frankfurt Alevi Kültür Merkezi, Göçmen Kadınlar Birliği ile Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’nun (DİDF) aralarında olduğu sivil toplum kuruluşları ile siyasi gruplar da yer aldı

GEW Başkanı Marlies Tepe

Miting, Frankfurt’ta Bornheim semtinden başlayıp tarihi Römer Meydanı’na uzanan yürüyüşün ardından gerçekleşti. Almanya’da kreş ve çocuk yuvaları için 100 bin eğitmen açığının olduğunu kaydeden Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Başkanı Marlies Tepe, “Avrupa’nın ne kadar önemli olduğunu bir ülkenin birlikten çıkış tehlikesi olduğu zaman anlıyoruz. “Biz güçlü, güven veren, sosyal, eşitlikçi bir Avrupa istiyoruz. Eğitimde başarı hala ailelerin sosyal ve ekonomik konumuna göre oluyor. Biz gelir düzeyi düşük ailelerin oturduğu mahallelere daha çok kaynak aktarılmasını istiyoruz. Eğitmenlerin çalışma ve iş ücretleri iyileştirilmelidir. Yeni nesilin eğitimi buna değer. Pazar konuşmaları değil, eğitimde gerçekten iyileştirme için çaba istiyoruz. Almanya’da fakir çocuk sayısı artıyor. Biz bunu kabul edemeyiz. ABD ile yapılmacak anlaşmalarla çalışanların hakları gaspedilmesin istiyoruz” dedi.

Feldmann: Kentimizde ırkçılara yer yok

Sendikalara üye olunması çağrısını yapan Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann da kentte toplu taşıma çocuklar için günlüğü bir Euro olmasını, yaşlılar içinde fiyat indirimi sürecini anlattı. Bazı güçlerin bu durumda Toplu Taşıma İdaresi’nin iflas edeceğini savunduğunu aktaran Feldmann, “Onların savunduğu, gibi birşey olmadı. Sonra kadınlar ayağa kalktı ve kreşlerin, çocuk yuvaların ücretsiz olmasını istediler. Yine karşı çıkanlar oldu. Yine iflas durumu yok. Bu başarı kadınların, bu başarı hepinizin. Biz liberal, dünyaya açık bir kentiz. Bu kentte 200 dilin konuşulduğu 170 ülkeden insan yaşıyor. Ayrımcılığa, ırkçılığa, İslam düşmanlığına, antisemitizme yer yok. Bu kentte ırkçılara yer yok. Mitterand bu alanda “Irkçılık savaş demektir” demişti. Biz savaş değil özgür, eşitlikçi, sosyal bir Avrupa istiyoruz” diye konuştu.

Özelleştirmeye son verilmeli

DGB Hessen Başkanı Phlipp Jaks ise DGB’nin 70 yıldan beri ekonominin demokratikleşmesini talep ettiğini dile getirirek, “Son 40 yılın ekonomi politikası sınıfta kaldı. Geleceğin toplumu en iyi şekilde herkesin iyi yaşam sürdürebilmesini sağlamalıdır. Şimdinin tekel ve büyük şirket yöneticileri sultanlar, padişahlar, krallardan daha iyi yaşıyor. Zenginlik, dünyayı iyileştirmek yerine neden az bir kesimin elinde toplanıyor. Her insan, her kesim pastadan yeterli pay alabilmelidir. Özelleştirmeye son vermelidir. Kamunun gelir getiren şirketlerini satıyorlar. Kamu kasalarının boş olması tesadüf değildir. Biz demokratlar AfD gibi gruplara karşıyız. Biz mültecilerle değil, onları ülkelerden kopartan nedenlerle mücadele etmeliyiz” dedi. Mitingte Revolte grubu sahne aldı.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ