50. sanat yılı aşkına

Türkiye solunun efsane ismi Ali Asker, 50. sanat yılını kutladı. Ali Asker, “Tarih bizi doğruluyor. Ben umutluyum. Bu karanlık süreç mutlaka bitecek” diye konuştu.

FRANKFURT

TÜRKİYE solunun simgeleşen ozanlarından Ali Asker, 50. sanat yılını Frankfurt’ta dinleyicileri, yol arkadaşları ve sanatçı arkadaşlarıyla birlikte kutladı.

Yol arkadaşları ve Frankfurt Alevi Kültür Merkezi’nin birlikte düzenledikleri kutlamaya sanatçılar Ali Ekber Eren, Ozan Rençber, Devrim Kavallı, Tülay Burcu, Grup Kızıl Anka (AABF Hessen Kültür Kolu) ile Özkan Ak da sahne aldılar. Dostluk Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Akçam’ın sunuculuğunu yaptığını etkinlikte Erol Şirin de şiirlerle sahnede yer aldı. Salonu tıklım tıklım dolduran dinleyeciler, Ali Asker’e türkülerinde eşlik ettiler.

Dostları sahnede destek verdi

Ozan Rençber Ali Asker’in duruşu ve kişiliği nedeniyle yanında olduğunu belirterek, “Onun yanında olmak benim için onurdur” dedi. Ali Asker’in yoluna tanıklık eden Cahit Akçam ise “Ali Asker’in 50. sanat yılı aslında mücadelede 50. yılı demektir. O insanları eğlendirmek için değil, insanları güldürmek için, insanları başka dünyalara götürmek için değil, o insanları mücadele içerisinde, insan olmaları için türkülerini söyledi. Sözlerini yazıp besteledi. Ali Asker sadece benim için değil, burada bulunan her insan için kopmaz bir bağla bağlı oldukları mücadelenin, en önemli simgelerinden birisidir. Ali Asker bu nedenle çok önemli. Başka bir dünya, gelecek için mücadele eden özgürlük, eşitlik, adaletten, kardeşlikten, barıştan yana herkes Ali Asker’e sahip çıkıyor, onun yanında oluyor. Bugün de bunun iyi bir örneği. Kardeşi işkencede öldürüldü. Aile olarak binlercesinin çektiği çileyi çektiler. Ama Ali Asker dimdik, hala bizimle” diye konuştu.


“Artık düşlerimiz gerçekleşsin”

50 yılın kendisi için de bir mücadele tarihi anlamına geldiğini kaydeden Ali Asker, “50 yıl, hem Türkiye halklarının mücadelesine hem de iktidarların yönetimi kaybetmemek için her türlü hileye başvurduğuna tanık olduğum bir süreç. ’50 sanat yılı dinletisi’ ise hem acılarımın hem sevdalarımın, umut dolu kavgalarımın anımsandığı bir yıldönümü. Fiilen aramızda olmayan, olamayan, düşünce bazında bizimle olan arkadaşlarımızı, dostlarımızı andığımız gün. Artık yaşayacağımız yıllarda düşlerimiz gerçekleşsin. Artık bu karanlık süreç bitsin, bütün dünya halklarına umut ışığı olsun. Aydınlık taşısın. Özgürlüklerin olduğu, demokrasinin yerleştiği ülkelerde özgürce yaşanabilsin. Amacım da temennim de bu yönde. Devrimci olmak aşktan ölmeye benzer. Sanatçı için de böyle. Bu ifadeyi de zaten sanatçılar dile getiriyor. Biz yaşadıklarımızı söylüyoruz. Yaşatılanları anlatıyoruz” dedi.

“Tarih bizi doğruluyor..”

Karamsarlığı değil, umudu ön plana çıkardıklarını belirten Ali Asker sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü umut bahar tadındadır, yeşertir. Toprağın tavındadır, ürün verir. Umudu tomurcuğa durmuş ağaç gibi, çiçeğe dönüşen gül gibi görüyorum. Herşeyi umuda dönüştürmesini bilenlerdenim. İşkencede de direnmeyi ön plana çıkarttık. Cezaevi sürecinde de aynı şeyler yaşadık. ‘Bunlar geçecek’ dedik. Geçmeyebilirdi de. Cezaevi önünde çok ağır silahlar, tanklar vardı. Ama biz bu mücadelenin içinde işkencenin, hücrelerin, kurşunlanmanın hatta idamın, sürgün yemenin olacağını zaten biliyorduk. Biz yanlış şeyler söylemedik. Ne hırsızlık yaptık, ne halka yalan söyledik ne de kendi çıkarları için din, mezhep, inanç, etnik kimlik gibi olguları ön plana çıkardık. Sürece sınıfsal bazda baktık. O çerçevede sorunları dile getirdik, halka gittik, taleplerimizi sunduk. Tarih bizi doğruluyor. Ben umutluyum. Bu karanlık süreç mutlaka bitecek” diye konuştu. Dinleti, Ali Asker ve Devrim Kavallı’nın dinleyicilerle birlikte söyledikleri “Metris’in Önü” ile “Eylem Güzeli” türküleriyle sona erdi (gk / kd)

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ