AOK’dan Organ Bağışı atağı

Almanya’da yeterli organ bağışı olmadığı için yapılan istatistiklere göre neredeyse her gün bir insan yaşama veda ediyor.

_DSC0148

Almanya’nın en büyük yasal sağlık sigortası olan AOK, Frankfurt’a Almanya genelinde organ bağışının azaldığına dikkat çekme adına Organ Bağışı Otobüsü ile geldi. Kentin ünlü meydanlarından Konstablerwache’de Organ Bağışı, organ nakli, organ bekleyen hasta sayısı, organ nakli olan örnek hastalar ile ilgili ayrıntılı bilgi verildi. Bilgilendirme 15 yaşından büyüklere yazılı ve sözlü olarak yapıldı. AOK Hessen tarafından organize edilen etkinliğe kent sakinleri yoğun ilgi gösterirken, göçmen kökenli vatandaşların ve Alman vatandaşların organ nakli konusunda ön yargıları giderilmeye çalışıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organ naklinin caiz olduğuna dair kararının yanı sıra özellikle ortadoks ve katolik kiliselerde organ nakline sıcak bakıyor. Bilgi eksikliği, korkular, ön yargılar, şüpheler ve yanlış anlaşılmalar, organ nakli ile ilgili konularda Almanya’da yaşayan vatandaşlar karar vermekte zorlanıyor. Doktorlar organ bağışı konusunda karar vermenin on binlerce hayat kurtaracağına dikkat çekse de insanların hayata sartılabilmeleri için önemli olduğunu da hatırlatmak istiyor.

Güven çok önemli

Almanya’da yeterli organ bağışı olmadığı için yapılan istatistiklere göre neredeyse her gün bir insan yaşama veda ediyor. AOK Hessen organ nakli konusunda vatandaşları bilgilendirme adına Frankfurt Üniversitesi Araştırma Hastanesi Nefroloji Bölümü doktorlarindan  Prof. Dr. med. İngeborg Hauser gazetemize verdiği demeçte, organ naklinin hayat verdiğini dile getiriyor. Prof. Dr. Hauser, ” Şu an organ nakli bilgilendirme otobüsünün yanında bizlerle beraber iki örnek hasta yer almakta. Bunlardan biri Hans Peter Wohn, Peter Wahl’a böbreklerinden birini nakil yolu ile verdi. Diğer ise yine böbrek nakli konusunda örnek teşkil eden Helmi ve Utz Huppertz çifti. İki hastamızda şimdi gayet sağlıklılar ve daha iyi bir yaşam standardına sahipler. Organ nakli konusuna dönecek olursak, yılda 2000 organ nakli gerçekleştiriyoruz ve 10 bin hasta bekleme listesinde. Organ eksilkiğinden dolayı organ bağışı sınırlı. Geçen senelerde Almanya da ki organ bağışları yüzde yirmi azaldı. Daha az organ var ve daha az nakil yapıyoruz. Almanya da ki kanuna göre insanlar önceden organ bağışını onaylamazsalar, organları her hangi bir ölüm durumunda kullanılamaz. Yani kişiler aktif bir şekilde organ naklini onaylamalılar. Diğer ülkelerde ise bu durum tam tersi. Eğer kişiler önceden aktif bir şekilde organ nakline karşı olduklarını beyan etmezlerse organları ölümlerinden sonra kullanılabilir. Almanya da bu konuda objektif olarak vatandaşlar bu yüzden detaylı bilgilendirilmeleri gerekiyor ve bu kişiler bilinçli olarak karara verirp başka insanlara bağış yapıp hayatlarını kurtrmaya karar vermelidirler” dedi. AOK Hessen Etnik Pazarlama Sorumlusu Necati Suözer bilgilendirmenin çok öenmli olduğunu dikkat çekerek, ” Benim için önemli olan kimin beni bilgilendirdiği. Burada güven önemli” dedi.

Başkalarına hayat vermeyi düşünün

Prof Hauser, beyin ölümü gerçekleştiğini tespit eden kişin herhangi bir organ naklinin yapılmadığını bilmeleri gerekir diyerek sözlerine şöyle devam etti: ”Beyin ölümü nörologlar ya da yoğun bakım doktorları tarafından tespit edilir. Hiçbir organ bağışçıları ile ilgisi yoktur. Beyin ölümünün çok kesin şartları vardır. Beyin ölümünü tespit etmek için çok detaylı ve kesin şartlara göre adımlar atılması gerekir. Göçmen organ bağışçılarının sayıları belli değil ama organ bekleyen göçmen kökenlilerin sayuısı ortalama olarak yüzde yirmi söylenebilir. Türkiye’den de böbrek geliyor. Eğer bize bir böbrek bağışı yapılacaksa organ alıcısı Almanya`da yaşıyor ve onun Türkiye`de olan akrabası böbreğini vermek isitiyor. Biz o zaman iki kişinin kan bağının olduğunu noter tarafından tasdiklenmiş belge ile ispatlatıyoruz. Sonra bu vericiler Almanya`ya getiriliyorlar ve burada nakil işlemi gerçekleşiyor bizde onları 1 yıl boyunca gözetim altında tutuyoruz ve yılda bir defa genel kontrole gelmeleri gerekiyor. Önemli olan aynı anda böbreğini veren kişinin de sağlıklı olması gerekir. Çünkü bu kişinin de ileride herhangi bir şiddetli hastalığı olursa organ nakli olacak kişiyi de biz buna dikkat ediyoruz. Psikolojk olarak kontrol ediyor geniş kapsamda hastanın psikolojisi inceleleniyor.  Bağış ön planlamasını internist olarak yapıyorum. O kişi komple genel tedaviden geçiyor. Etik komisyonuna gidiyor psikoloji yapıyor. Alman veya göçmen fark etmiyor, önemli olan ayrım yapmak istemiyorum. Şunu söylemek istiyorum önemli olan başkalarına hayat vermeyi düşünün ve eğer ölüm ile sonuçlanacak bir durum söz konusu olursa o organı başkasına vermeyi unutmayın böylece insana başka bir hayat vermiş oluyorsunuz. Bir taraftan üzüntü içindesiniz organı tutmak istiyorsunuz ama aynı anda da siz ölsenizde organları başkalarına vermeyi düşünün” sözlerine yer verdi.

organteasermfmoben

Hangi organlar bağışlanabilir?
Beyin ölümü gerçekleştikten sonra şu organlar ve dokular bağışlanabilir:
Pankreas, damar, bağırsak, kulak kemikcikleri, deri, kalp, kalp kapakçıkları, gözün saydam tabakası, kemikdokusu, kıkırdakdokusu, karaciğer, akciğer, böbrek, kas ve beyin zarının bir kısmı.

Organ bağışı nasıl yapılıyor?

İki türlü organ bağışı mümkün.
1.      Yaşarken yapılan organ bağışı: Organ bağışını yapan kişi (donör) doku uyumu varsa, örneğin böbreklerinden birini yakın akrabalarından birine veya eşine bağışlayabiliyor.
2.      Öldükten sonra yapılan organ bağışı:  Kişi, öldükten sonra tüm organlarını, veya organlarının bir kısmını bağışladığını Organ Bağışçı Kimliği, Organspendeausweis’i doldurarak beyan ediyor.
Eger kendisi karar veremiyorsa, Organ Bağışçı Kimliği’ne öldükten sonra organlarının bağışı konusunda kimin karar vereceğini yazıyor.

Kimler organ bağışı yapabilir?
Bu konuda pek bir sınır yok.
Genç-yaşlı, kadın-erkek, herkes organ bağışında bulunabilir.
Bağışlanan organın nakledilip nakledilmeyeceğine, bağışlayan kişinin ölümünden sonra doktorlar karar veriyor.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. burhanettin dedi ki:

    bende bagislamak istrrim fakat turkiyedeki şartlar kötü iş konusunda insan ister istemez tereddütte kaliyor yoksa gözü kapalı veririm

BİR YORUM YAZ