Avrupa Birliği’nin 2019 Türkiye İlerleme Raporu yayınlandı

Avrupa Birliği, Türkiye raporunda özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline ve yerel seçimlerden sonra Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), seçimler öncesinde adaylıkları onaylanmış olmasına karşın Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde seçilen 4 belediye başkanı ve belediye meclisi üyesinin görevlerine uygun olmadıkları kararı yer aldı. Raporda, Başkanlık sisteminde bakanların Parlamento oturumlarına katılmadığı, milletvekillerinin yalnızca yazılı sorular yönetebildiği belirtildi.

Raporda şu bilgilere de yer verildi:

İnsan hakları ve temel haklara ilişkin geriye gidiş devam etmiştir. Yasal çerçeve insan hakları ve temel haklar alanında genel güvenceler sağlamakla birlikte, hala Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM içtihadına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

•İfade özgürlüğükonusunda ciddi anlamda geriye gidiş devam etmiştir. Toplanma hakkı, örgütlenme özgürlüğü, usul ve mülkiyet hakları alanlarında ciddi gerileme mevcuttur. OHAL’in kaldırılması sonrasında yürürlüğe konulan ve insan hakları savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve diğer sivil toplumun korunmasını sağlayan unsurları ortadan kaldıran yasa üzerinde değişiklik yapılmamıştır. İnsan hakları ve özgürlüklerin korunmasından sorumlu kamu kuruluşlarının parçalı yapısı ve bu kurumlar ile yargının bağımsızlığının tam olmayışı, söz konusu hakların uygulanmasını kısıtlamıştır.

•Sendikal haklarhala ciddi baskıya tabidir.

•OHALkapsamında insan hakları ihlalleri ile ilişkilendirilen kişilerinsoruşturulması, kovuşturulması ve cezalandırılması için gereken adımlaratılmamıştır.

•OHAL gerekçesiyle muhalif ve alternatif görüşler için olan alanındaraltmasısonucundatoplumda sindirme algısı oluşmuştur.

•Aralık 2018 itibarıyla hakkında iddianame olmadan ya da henüz yargılanmadan tutuklu bulunan kişilerin sayısı 57.000 olarak belirlenmiştir; bu rakam cezaevlerinde bulunan kişi sayısının %20’sinden fazladır.

•Cezaevleri aşırı kalabalıktır ve cezaevi koşulları kötüleşmektedir.

•İfade özgürlüğünün ciddi derecede kısıtlı olması durumu devam etmektedir. Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yazarlar, sosyal medya kullanıcıları, toplumun diğer bireyleri ve hatta çocuklar hakkında soruşturma açılması eğiliminde artış meydana gelmiştir.

•Medya sahipliklerine ilişkin saydamlığın yetersiz oluşu yorum yazarlarının tarafsızlığına şüphe düşürmektedir.

•Suriye, Libya ve Irak konuları öncelikli olmak üzere, dış politika ve güvenlik politikası alanında diyalog sürdürülmüştür. Kasım 2017’de gerçekleştirilen terörle mücadele diyaloğu toplantısı kapsamında üzerinde anlaşma sağlanan eylemlerin uygulamasında yavaş ilerleme mevcuttur.

•Enerji, ulaştırma, ekonomi ve ticaret alanında işbirliği geliştirilmeye devam edilmiştir. Ocak 2019’da Üst Düzey Ulaştırma Diyaloğu ve Şubat 2019’da Üst Düzey Ekonomik Diyalog toplantıları gerçekleştirilmiştir. Bazı tarım ürünleri için coğrafi işaretlerin karşılıklı tanınması üzerine teknik görüşmeler başlatılmıştır.

•Sığınmacılar ve göç yönetimi üzerine Mart 2016’da üzerinde anlaşma sağlanan AB-Türkiye Bildirisi’nin uygulaması somut sonuçlar üretmeye devam etmiştir ve taraflar etkili uygulamaya bağlılığını sürdürmüştür. Türkiye Suriye’den 3,6 milyon ve farklı ülkelerden yaklaşık 370 bin kayıtlı sığınmacıya geçmişte benzeri görülmemiş üstün bir insani yardım ve destek sağlamaya devam etmiştir. Bu veriler ile Türkiye dünyada en büyük sığınmacı topluluğuna ev sahipliği yapmaktadır.

•Türkiye’deki Sığınmacılar için AB Fonu kapsamında yapıcı işbirliği sürdürülmektedir. Mayıs 2019 itibarıyla AB tarafından sağlanacak olan 6 milyar Euro tutarında mali desteğin 2,2 milyar Euro’luk bölümü aktarılmış ve bu kapsamda seksenin üzerinde proje başlatılmıştır.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ