Beatrix Caner’in ardından / Almanca’daki Türkiye‘nin büyük kayıbı

Tanpınar’ı Almanlara o sevdirmişti. Türkçe‘nin birçok önemli yazarını Almanca‘ya kazandıran, tanınmış Türkolog ve çevirmen Beatrix Caner, Frankfurt‘ta yaşamını yitirdi.

GÜRSEL KÖKSAL

Çağdaş Türk kültürünün önde gelen temsilcilerinin ürünlerinin kaliteli çevilerle Almanca’ya taşınmasını yaşam hedefi yapan Türkolog, kültür ve edebiyat bilimcisi, çevirmen, araştırmacı – yazar Dr. Beatrix Caner yaşamını yitirdi.

Birçok eğitimli Türk’ten daha özenli kullandığı Türkçesi, derin bilgisi ve alçakgönüllüğüyle kendisini yakından tanıyanların hayranlığını kazanan Beatrix Caner’in vefatı, Türk-Alman kültür alışverişi ve çağdaş Türk kültürünün Almanca konuşulan dünyaya tanıtılması açısından yeri doldurulamayacak bir kayıp…

1954 yılında Romanya‘nın Siebenbürgen bölgesindeki Oradea kentinde dünyaya gelen Macar asıllı Alman ve Türk vatandaşı Beatrix Caner, çocukluğunu Romence, Macarca ve Almanca’nın buluştuğu bir kültürel ortamda geçirdi.

1973 yılından itibaren yüksek öğrenim için geldiği Frankfurt’ta yaşıyan Caner, son yıllarda mücadele ettiği ağır hastalığa yenik düştü ve kendisine ikinci vatan edindiği Frankfurt’ta toprağa verildi.

Frankfurt Johann Wolfgang Goethe Üniversitesi‘nde Doğu Avrupa ve Avrupa dışı diller ve kültürler üzerine öğrenim gören Caner, 1975 yılından itibaren ağırlıkla çağdaş Türk edebiyatı üzerinde çalışıyor, ürünler veriyordu.

Çağdaş Türk edebiyatı üzerine Almanca’daki en kapsamlı eserlerden birini olan kitabı “Türkische Literatur – Klassiker der Moderne” (Türk Edebiyatı – Modern Klasikler) 1998’de yayınlayan Caner, bu arada Türkiye’nin önde gelen yazar ve bilim insanlarının eserlerini Almanca‘ya çevirdi.

Çağdaş Türk edebiyatının büyük isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yaşam öyküsü ve eserleri üzerine geniş kapsamlı kitabı (Tanpınars Harmonie, Der Höhepunkt der türkischen Moderne, biografie des Autors Ahmet Hamdi Tanpınar und Analyse seines Romans Huzur) 2009 yılında yayınlandı.

Caner’in Almanca’ya kazandırdığı yazarlar listesinde Ömer Seyfettin’den Elif Şafak’a, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’tan Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya çağdaş Türk edebiyatı ve bilim dünyasından birçok büyük isim yer alıyordu.

Beatrix Caner’in çevirdiği eserlerin büyük bölümü 2000 yılından itibaren eşi, araştırmacı-yazar Mesut Caner’le birlikte Frankfurt’ta kurdukları “Literaturca Verlag” tarafından yayınlanıyordu.

Bu arada bir de Almanya‘daki Türkiye kökenli göçmenlerin durumunu ele alan Doppelte Heimat / Türkische Migranten Berichten (Çifte Vatan / Türk göçmenler anlatıyor – 2008) başlıklı kitabı da yayına hazırlamış, çok sayıda Türk aydınının Almanya‘daki yaşama ilişkin görüşlerinin ilgili Alman kamuoyuna ulaşmasını sağlamıştı..

Beatrix Caner, uzun süredir Türkiye’den kitapların Almanca‘ya hatalı çevirilerin neden olduğu kültürel, sosyal tahribata dikkat çekiyor, bir araştırmacı yazar ve aynı zamanda yayıncı olarak kendi ürünleriyle bu özensizliğe karşı mücadele ediyordu.

Caner, “Tanpınar‘ı okumak Almanları da zenginleştirir” tezini savunuyordu.

Son yıllarda Alman entellektüel çevrelerde İstanbul ve Tanpınar’a ilginin artmasını memnuniyetle gözleyen Dr. Beatrix Caner, kendisiyle yapılan bir söyleşide bu durumu şöyle değerlendirmişti:

“Alman medya mensuplarından aldığımız en yeni bilgilere göre, Alman entellektüelleri arasında bir İstanbul ve Tanpınar modası sözkonusu. İstanbul‘u Tanpınar‘ın kılavuzluğunda tanımak bir çeşit ayrıcalık olarak kabul ediliyor. Bu duruma bizzat ben çok sevindim. Çünkü Tanpınar‘ın Almanya‘daki tanıtımına 1998 yılında başladım ve tabi ki, yazarın hak ettiği şekilde tanıtılması için çok çaba sarf ettim. Tanpınar‘ın bu şekilde sevildiğine çok memnunum.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ