“Bizim derdimiz, farklı bir Türkiye düşü..”

Barış İnce, Almanya’da okurlarıyla buluşup hem büyük ilgi gören romanı ‘Çelişki’yi hem de Türkiye’de karanlıktan kurtulma çabalarını anlattı

FRANKFURT

Yazdığı ‘Çelişki’ adlı roman art arda yeni baskı yapan Birgün eski Yazı İşleri Müdürü Barış İnce, Almanya’da Berlin, Münih ve Frankfurt’ta düzenlenen edebiyat günlerine katıldı. Birleşik Haziran’ın Frankfurt Türk Halkevi’nde düzenlediği etkinlikte konuşan Barış İnce, mesleğe, klasik bir ekonomi muhabiri olarak giriş yaptığını aktardı. O dönemlerde çeşitli dergilere edebi yazılar yazdığını da kaydeden İnce, “Fakat çok da duyulmuş şeyler değildi. Daha sonra 2007 yılında hissiyatıma, dünya görüşüme uygun olacağını düşünerek Birgün’e girdim. On yıldır da Birgün’de çalışıyorum. Mutluyum, çünkü kendi fikirlerime uygun bir yerde çalışmak insanın bunun üzerinden hayatını sürdürebilmesi çok güzel bir şey. Biz yazma eğiliminde olan insanlar ve bununla geçinen insanlar olarak haber de yapsak, roman, şiir de yazsak bir dert anlatmaya çalışıyoruz. Bu dert sizlerin de ortak olduğunuz bir dert, O farklı bir dünya, farklı bir Türkiye düşü. Bunu insanlara aktarmaya çalışıyoruz. Bunun metodları var. Bu kimi zaman müzikle, edebiyatla olur. İşimizi iyi yaparak bu hisleri karşı tarafa vermeye çalışmak çok önemli. Kitabı yazarken sadece biz politik anlayışlı arkadaşlar okuyalım diye düşünmedim. Bize dair de bölümler de var. Politikayla pek uğraşmayan, fakat bize bakan kişilerin farkındalık hissedip hissetmeyeceklerini çok düşündüm. Bu anlamda bir başarı elde ettiğimi düşünüyorum. Kitap dört aylık süreçte beşinci baskıyı tüketmek üzere. Demek ki insanlar kendi yaşantılarından birşeyler bulabiliyorlar. Bir tema seçerken doksanlı yılların sonunu seçtim. O dönemi, bugünden bakarak anlatmaya çalıştım” diye konuştu

‘Doksanlar bugünkü değişimin başlangıcı’

Ana karakterin doksanlı yıllarda yaşadığı bir süreyi anımsayım hatıra geçiti yaptığını belirten İnce konuşmasını şöyle sürdürdü: “Doksanlı yıllar, bugünkü değişimin başlangıcı olduğunu düşündüğüm zaman dilimi. İyi bildiğim, çocukluğum geçtiği için kolay bulduğum bir metot oldu. O dönem, politakayla ilgilenmeyenlerin de ‘Nasıl da değişiyordu’ diyebileceği bir zaman dilimi. Doksanlı yılların sonunda reel sosyalizme inancın tartışılır bir hale geldiği zamanda, bizler ısrarla emek ve özgürlük mücadelesinin önemini anlatmaya çalışıyorduk. Bize özellikle seksen sonrasından itibaren ısrarla birey olma salık veriliyordu. Kişinin kendini bilmesi güzel. Birlikte bir toplulukla birlikte ölçüde hem o bireye hem de geleceğe daha güzel şeyler taşıyabilecektir. Yoksulluğun pençesindeki bir insanın, sokakta cam silen bir çocuğun ben olmaya ihtiyacı yok. Biz olma ihtiyacını örgütlü yapıları yıkarak ya da parçalayarak elimizden almaya çalıştılar. Dilimizde değişiklik yaşadık. Çok daha net anlattığımız konularda daha karmaşık cümleler kurmaya başladık. 17 yaşındaki karakter, kafasında kaçaklık diye bir yol bulup onun peşinden gitmeye başlıyor. Biz ile ben olma arasında çelişki yaşıyor. Kendi hayatını mı birlikte değişim mi yaşayacak konusunu işlerken pek çok çelişkiye de parmak basmak istedim.”

Fiziki acılardan daha önemli

Anlatıcının o gün yapılan hataların bugünkü sonuçlarını bildiğini aktaran Barış İnce, “Bugünü sizlere anlatmak isterim. Türkiye’nin üzerinde bir karabasan geziyor. Geçmişte de pek çok acı yaşandı diyebilirsiniz. Evet bunların hepsinin farkındayım. Toplumun bu denli değiştirildiği, giderek yozlaşmış, yalnızca kendini düşünen bir insan tipinin, dogmatik düşüncülerle birilerine tapan insanların açığa çıkması, fiziki acılardan, çektiklerimizden daha sıkıntılı. Benim dertlendiğim konu, bu toplum bu hale nasıl getirildi, biz buna nasıl dur diyebileceğiz’ benim için daha önemli. Biz gazeteciler yolsuzluğu, yanlışları anlatıyoruz. Karşılık bulduğu çok muamma. Bu toplum kötü yönde değiştirildi. Bizlerse iyi yönde değiştirmek için çaba harcamamız gerekiyor, çok daha fazla yazmamız, konuşmamız, direnmemiz gerekiyor” dedi. Barış İnce, söyleşi önce ve sonrasında romanı Çelişki’yi imzaladı. Etkinlikte sanatçı Leyla Güney ile Ümit Kaya da sevilen ezgilerini seslendirdiler.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ