CHP artık sokakta olacak

CHP Grup Başkanvekili, İstanbul Milletvekili Engin Altay, partisinin artık sokakta olacağını söyledi

Birgün’den Meltem Yılmaz’ın ‘Pazartesi Söyleşisi’ne konuk olan Altay,  CHP’nin bundan sonra sokağa ağırlık vereceğini söyledi.  CHP Grup Başkanvekili, partinin İstanbul Milletvekili Engin AltayAltay, “Yürütmeyi denetlemeyen bir Meclis, adalet dağıtmayan bir yargıda, biz nerde adalet arayacağız? Eğer sen adaleti yerlerde süründürüyorsan, biz sokağa gideriz o adaleti yerden kaldırırız” dedi.

Başkanı Kılıçdaroğlu liderliğinde başlayan Adalet Yürüyüşü’ne eşzamanlı olarak İstanbul Maçka Parkı’nda gerçekleştirilen Adalet Nöbeti’nin ilk gününden beri içinde olan Altay, bu eylemin CHP için bir ilk olmakla birlikte, CHP’de yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti.

CHP’nin önümüzdeki dönemde sokağa ağırlık vereceğini belirten Altay, “Yürütmeyi denetlemeyen bir Meclis, adalet dağıtmayan bir yargıda, biz nerde adalet arayacağız? ‘Sokakta aranmaz’ diyorlar. Eğer sen adaleti sokakta, yerlerde süründürüyorsan, biz sokağa gideriz, o adaleti yerden kaldırırız, hak ettiği konuma tekrar getiririz” ifadelerini kullandı.

» İlk soruya, Adalet Yürüyüşü’ne ilişkin sıkça dile getirilen bir eleştiri ile başlayayım. CHP, neden sıra kendi vekiline gelene kadar harekete geçmedi? Örneğin HDP’liler cezaevine konulurken?
Genel başkanın bu yürüyüşteki amacı, adaleti yerden kaldırıp yeniden hak ettiği saygıyı kazandırmak. Enis Berberoğlu cezaevinden çıksa da bu iş devam edecek. Çünkü bu yürüyüş tutuklu 160 gazeteci, açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 15 Temmuz’da darbeye bulaşmamış ama daha 3 günlük askerken cezaevine konulan askerler, 20 temmuz darbesiyle oluşmuş mağdurlar, akademisyenler, KESK üyeleri dahil; herkes için adalet talebi. Hatta daha ileri gidelim, Tayyip Erdoğan için de adalet talep ediyoruz. Çünkü bu MİT tırları meselesi küçük bir mesele değil. Bu mesele Türkiye’nin ve dünyanın gündemini uzun süre meşgul edecek ve gün gelecek Tayyip Erdoğan’a “bu işin aslı nedir” diye sorulacak. İşte o zaman adalet, Tayyip Erdoğan’a da gerekecek. Öte yandan, HDP genel başkanı ve milletvekilleri tutuklandığında TBMM tutanaklarına bakın. Demirtaş ve Baluken’in tutuklandığı andan itibaren süre olarak bu konuya zaman ayrıma açısından HDP’den yukardayız. Bir başka değişle mecliste herhangi bir HDP’li vekilden daha fazla mücadele ettik. Ama dikkat edin Meclis diyorum, çünkü zemin orası.

» Öyleyse Adalet Yürüyüşü’nü neden sokakta başlattınız?
Eğer meclis meşru bir mücadele zemini olarak kalabilseydi, yasama görevini yapabilseydi, yani Erdoğan’ın talimatıyla bir organa dönüşmeseydi, biz mücadelemizi yine mecliste yapardık. Ama Enis Berberoğlu kararı bardağı taşıran son damla olmuştur.

» Neden?
Çünkü o MİT tırları meselesi daha önce defalarca gündeme geldi. Bu dosyanın içeriğini, Can Dündar’dan önce de biz Mecliste yüz kere konuştuk. Bu kadar konuşulmuş, yazılmış bir şeyin üzerinden, bir milletvekilini casusluk iddiasıyla atacaksanız o zaman Kılıçdaroğlu’nu içeri atın. İlk konuşanlardan biri odur çünkü. Ayrıca, çok iyi bilinen bir kural vardır: Masumiyet karinesi. Nitekim geçmişte Sinan Aygün milletvekilimiz iken, hakkında müebbet kararı verilmesine rağmen, daha Yargıtay aşaması bitmediği için Aygün mecliste görevinin başındaydı. Enis Berberoğlu’nun hakkındaki hüküm kesinleşmeden cezaevine konulması bıçağın kemiğe dayandığı yerdir.

» CHP’nin diğer vekillerine ve hatta genel başkanına da gözdağı vermesi açısından mı?
Evet ve yalnızca bu kadarla sınırlı değil. AKP’ye kim karşı olursa herkese gözdağı.

» Berberoğlu’nun tutuklanması ile Bylokçu AKP’liler tartışmasının aynı zamana denk düşmesi, “yakın zamanda sıra AKP’ye de gelmez mi” diye düşünmemize neden oluyor açıkçası… Peki siz, AKP içerisinde böyle bir endişe hissediyor musunuz? AKP’li vekillerin bu olaya yönelik tepkileri nasıl?
Ak Parti’den konuştuğum bazı üst düzey isimler çok net bir şekilde durumdan rahatsız olduklarını, bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Onlara, “Tayyip Erdoğan ile bu işin yanlışlığını konuşun” dedim, karşılığında “küçük küçük de olsa bir şeyler söylemeye çalışıyoruz, uğraşıyoruz” şeklinde cevaplar verdiler. Ama sadece vekilleri değil, Ak Parti seçmeni de çok rahatsız. Adalet Yürüyüşü’ne katılan, 2002’den beri Ak Parti’ye oy veren, hatta referandumda “evet” veren insanların pes dediği, bu kadar da olmaz dediğine çok tanık oluyorum. Bu bize şunu gösteriyor: Yargıyı gömebilirsin ama insanların vicdanını gömemezsin.

» Ama insanların vicdanı referandum gecesi de çok yara almıştı.
Referandumun mühürsüz bir seçim olarak tarihe geçtiği ve meşruiyetini yitirdiği bir gerçek, bir vaka. Ama CHP’nin, referandumun ilan edilen sonuçlarından sonra YSK’ya ve AİHM’e başvuru süreçlerini tamamlamadan halkın sokağa çağırması– ki belki beklenti o idi- büyük olayların çıkmasına neden olurdu. O gece insanlar çok öfkeli ve tepkiliydi, çok tehlikeli sonuçları olabilirdi. Tüm hukuk süreçleri denenmeden halkı sokağa çağırmak, Türkiye’nin huzuruna CHP tarafından bir darbe vurmak olurdu.

» “Adalet Yürüyüşü”, referandum sonuçlarıyla birlikte okunduğunda, “Hayır” örgütlenmesinin geleceği açısından da bir anlam kazanıyor olabilir. Bu nedenle CHP’nin bu yürüyüşte özellikle kazanmak istediği gruplar var mıdır?
Böyle bakarsak yanlış yaparız. Elbette bir alt parametre olarak görülebilir ama zaten Tayyip Erdoğan’ın derdi, Türkiye’yi yaşam tarzı, inançsal ve etnik aidiyetleri ile siyasi tercihleri üzerinden kamplaştırmak. O, Türkiye, “Erdoğan yandaşları” ve “Erdoğan karşıtları” olarak ikiye bölünsün istiyor. Bu nedenle bizim bu yürüyüşten muradımız, yüzde 50’lik hayır bileşenlerini konsolide etmek değil, öyle bakarsak onunla aynı duruma düşmüş oluruz. Biz, Türkiye’nin tüm vatandaşlarının vicdanına hitap etmek istiyoruz. Kamu vicdanı kanıyor çünkü şu anda. Şu anki mahkeme kararlarının, AKP seçmeninde dahil, kamu vicdanında bir karşılığı yok. Yalnızca Tayyip Erdoğan’ın vicdanında karşılığı var.

» O zaman şöyle sorayım: Sizin bu yürüyüşe katılımını eksik bulduğunuz, adalet arayışında sesini daha fazla yükseltmesini beklediğiniz gruplar, kesimler kimlerdir? Örneğin ben gençlerin katılımını düşük buldum.
Gençler üzerinde aile baskısı var. Anne babaları “bak milletvekilleri tutuklanıyor, sana ne yapmazlar” diyorlar.

» Adalet Yürüyüşü bir tür Gezi’ye dönüşür mü soruları da gündemde. Siz nasıl bakıyorsunuz?
Gezi çok iyi niyetle başlayan ve sonra devlet ve FETÖ tarafından ve kimi uç örgütler tarafından amacından çıkarıldı. Bu nedenle Adalet Yürüyüşü’nde buna asla müsaade etmeyeceğiz, bunun altını çizerek söylüyorum. Amaç çok barışçıl ve dengeli bir şekilde sesimizi duyurmak. Kırmak, dökmek, yakmak yok; agresif bir slogan dahil olmayacak.

» Zaten CHP bu eylemin -sayıca- büyümesini ister mi, işine gelir mi o da ayrı bir soru işareti. Bu dozaj iyi midir CHP için, sözlerinizden bunu mu anlamalıyız?
Bir ülkede ana muhalefet lideri 450 kilometrelik yolun tamamını yürüyerek kat etme kararı aldıysa bu başlı başına önemlidir. Tek başına yürüse bile anlamlıdır. Bu nedenle eylemin niceliği değil, niteliği önemli. Biz oraya 100 bin kişi de getiririz, mesele bu değil. Adalet yürüyüşünün Türkiye’de yerde karşılık bulduğunu, Türkiye neden bu hale geldi sorusunun her hanede, Ak Parti seçmeni dahil, dile getirilen bir soru olduğunu biliyorum. Dikkat edin AK Parti diyorum, referandumda başlattığımız barışçıl, uzlaşmacı dili, adalet yürüyüşü gibi bir tepki eylemi esnasında da bozmamakta kararlıyız.

» Ama sizin uzlaşmacı diliniz uzlaşmacı bir dille karşılık bulmuyor. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Yürüyüşü’nü hedef aldığı açıklamalarda sert bir tonda konuştu. Böyle bir refleks mi bekliyordunuz, daha olumlu adımlar mı?
Daha olumlu adımlar bekliyorduk. Bir özeleştiri en azından. En azından BBP başkanının dediği gibi, “Hüküm” kesinleşmeden cezaevine konulması vicdanlarla örtüşmüyor” denilemez miydi? Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve Adalet Bakanı’na soruyorum bunu. Hayır, bilakis, geçmişte nasıl Ergenekon’un savcılığına soyundular, şimdi bu meselede de hakim ve savcıları teşvik eden bir haldeler. Bir cumhurbaşkanı ana muhalefet liderine yargı bir gün seni de çağıracak diyorsa o da yargıya bir talimattır.

Söyleşinin tamamı için tıklayınız

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ