Duygusal tipinizi bilin!

İnsan ilişkilerinde dengeyi sağlayabilmek belli beceri ve bilgiye hakimiyet ister.

hasibeHasibe Otter

Hasibe Otter yazıları

Yaşamı kavramanın yolu öğrenmeden geçer. İlişkilerde olanları anlayabilmemiz için bir çok konu hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Aslında hayatımız hakkında neler düşündüğümüz, kendimizi o anda nasıl hissettiğimize bağlıdır. Eğer o anda pozitif duygular ile doluysak, hayatımızda herşeyin yolunda olduğunu düşünür ve aklımıza daha yapmak istediğimiz bir çok şey gelir. Ama bunun tam tersine negatif duyguların hakim olduğu anda, hayatımız bize karamsar, anlamsız, coşkusuz gelir.

Peki biz her zaman duygularımıza göre mi hareket etmeliyiz? Her kişi duyguları tarafından mı yönetilir? Dr. Judith Orloff  Duygusal Özgürlük adlı kitabında dört duygusal tipten bahsediyor. Bunları entellektüel, empat, kaya ve taşkın olarak ayırıyor. Orloff kitabında her tipin olumlu ve olumsuz yanlarını vurguluyor ve her tipe özgü duygusal özgürleşme stratejiler tavsiye ediyor.

Bunlardan entellektüel ve kaya olarak adlandırılan tipler duygularına göre hareket etmeyenleridir. Entellektüel elinden geldiği kadar veya sahip olduğu objektif bilgilere dayanarak, analiz yaparak tavırlarını belirler. Kaya olarak nitelendirilen tip hem kendi, hemde başkalarının duygularına karşı çok sağlam durabilir. Kaya yardıma ihtiyacınız olduğunda arayabileceğiniz ilk kişidir. Kriz anlarında çok sakin kalabilen ve fonksiyon gösterebilen bir kişiliğe sahiptir. Kaya tipinde bir arkadaşınız var ise bu demektir ki yeri geldiğinde başınızı omuzuna koyabileceğiniz bir dostunuz vardır. Kayaları empattan ayıran özellik, kendilerini başkalarının duygularında kaybetmemeleridir. Kaya çok rahat duygular ile kendi arasına bir sınır koyabilir. Daha doğrusu duygulardan bağımsız hareket edebilir. Kaya genelde aynı havada olduğu için monoton ve sıkıcı da gelebilir.

En çok duygularının kurbanı olan empat ve taşkındır. Empat bir sünger gibidir, yakınında olan herkesin enerjisini ve duygusal havasını anında emer. Duygularını kontrol etmekte zorlanır ve enerjisi çabuk tükenir, konsantrasyonu bozulur ve sabırsız olur. Genelde yakınları tarafından hassas olarak tanımlanır.
Olaff kitabında duygusal vampirlerden bahsediyor. Bir sonraki yazımda duygusal vampir tiplerine değinecegim. Duygusal vampir ilişkide olduğu kişinin, olumluluklarını son damlasına kadar emen kişidir. O başkalarının pozitif enerjisiyle beslenir ve kendisi enerjisini hiç bir zaman  vermez. Yeterince beslendikten sonra uzaklaşır. Duygusal anlamda paraziter bir tutum sergiler. Empatlar duygusal vampirler için paha biçilmez bir avdır. Duygusal vampirin kurbanı olmamak için empat kendine koruma mekanizmaları geliştirmelidir.

dal

Foto: Artun Otter

Taşkın da her an yaşadıklarını ve neler hissettiklerini biriyle paylaşmak ister. Her an eli telefona gider. Konuşmadan duyguları ona rahat vermez. Onun ne durumda olduğunu hemen anlarsınız. Duygularını kendine saklamakta zorlanır, bir karar almadan herkesin fikrini almak ister. Karar almak onu ürpertir ve tek başına sorunlarını çözebileceğine inanmaz. Geniş bir çevreye sahiptir, iyi bir dinleyicidir. Yalnız konuşacak birini bulamayınca çok stres olur ve derin korku hisseder. Bu bazen aile fertleri için çok zor olabilir, çünkü bu tipte bir kişi çektiklerinin acısını eşinden veya çocuklarından çıkartır. Açık olmak, rahat olmak, duyguları ifade edebilmek aslında olumlu bir yanlardır. Yalnız bu tip kişiler sınırlarının farkına varmazlar, mesafe kurmakta zorlanırlar. Genelde tek amaçları bir an önce duygularını ve düşüncelerini anlatmaktır. Karşı tarafın durumunun uygun olup olmadığı onları ilgilendirmez. Bu kişilerin dürtü kontrolü ve stres yönetme tekniklerini öğrenmeleri ilişkileri açısından hayati önem taşır.

İnsan ilişkilerinde dengeyi sağlayabilmek belli beceri ve bilgiye hakimiyet ister. Belki bize ilişkiler bir şekilde yürür gibi geliyor ama her ilişkinin kendine göre bir dinamizmi vardır. Her fert içinde bulunduğu ilişkiyi etkiler.

İnsanlar tamamen yalnız yaşamıyorlar ve yaşayamazlar da. Biz devamlı birileri ile bağlantıda yaşıyoruz. Uçakta yanımıza oturan kişi ile, markette sırada beklediğimiz kişilerle bile bir irtibat halindeyiz. Onların yansıttıkları enerjiden, davranışlarından, vücut dilinden etkileniyoruz. Devamlı bir sistemin bir parçası oluyoruz. İçinde yaşadığımız aile, ait olduğumuz arkadaş grubu, iş arkadaşlarımızla ayrı ayrı sistemler oluşturuyoruz. Sisteme ait her şahıs düşünceleri, duyguları, davranışları ile o sistemin enerjisini etkiler ve dengeleri değiştirebilir. Bütün sistemler hassas bir dengeye sahiptir. İlişkiye giren iki kişi de bir sistem oluşturur. Birinin düşüncesi ve duyguları diğerini anında etkiler.

Duru bir bardak su düşünün. Bu duru sakin suya sadece bir damla başka bir renkte boya damlatın. Sudaki duruluk anında kaybolur. İşte duygularda bu kadar hızlı ortamın enerjisini yada havasını değiştirebilir.
Duygular bulaşıcıdır bunu unutmayın. Kendimizi bakterilerden korumak için bir takım hijyenik önlemler alıyoruz. Aynı şekilde bizim sistemimizi sarsabilecek negatif duygulardan etkilenmemek için de duygusal bağışıklık sistemimizi de güçlendirmeliyiz.

Kişilerin ve ortamların ruhunuz veya sınır sisteminiz üzerinde yarattığı etkinin farkına varın. Bu bilhassa empatlar için çok önemlidir. Negatif duyguların etkisi altında olduğunuzu vücudunuz sizi sinyaller göndererek  haberdar ediyor. Vücudunuzu dinleyin ve bu sinyallerin farkına varmaya çalışın. Kaslarınız mı geriliyor, karnınıza sancı mı saplanıyor, kalp atışlarınız mı hızlanıyor, başınız mı ağrımaya başlıyor, nefesiniz mi daralıyor. Bunların farkına vardıktan sonra odağınızı vücudunuzun o bölümüne yöneltin ve o bölgenin yumuşamasını, sakinleşmesini sağlayın. Bunun yanında konuştuğunuz kişinin sizin enerjinizi daha fazla yok etmemesi için, konuyu bilinçli ve kibarca başka bir konuya yöneltebilirsiniz. Davet edildiğiniz her negatiflik partisine katılmayın. Bu daveti nazikçe geri çevirebilirsiniz. Bu sizin hakkınız. Kendinize karşı büyük sorumluluk taşıyorsunuz. Kendinizi negatifliğe kaptırmayın, sisteminizin dengesini koruyun. Eğer bunlari başaramazsanız, kendinizi bitkin hissettiğinizde aktif olarak enerjinizi tazelemeye çalışın. Sisteminizi bir an önce doğada bir yürüyüş yaparak, bir duş alarak yada meditasyon yaparak negatiflikten arıtın.

Enerjinizin değerini bilin. Pozitif enerji çok çabuk yok olur. Ne yazık ki bunun tam tersine negatif enerji daha zor yok olur. Orantı üçe birdir, yani bir olumsuzluluğu ancak üç olumluluk götürür.
Bahar enerjiniz bol olsun!
otter.hasibe@gmail.com

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ