Sol oylarda patlama / Frankfurt’ta ikinci Feldmann dönemine doğru

Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin ikinci turunda “Türklerin eniştesi” Peter Feldmann ile CDU’nun adayı Bernadette Weyland yarışacak.

 Frankfurt Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçiminin 12 adaylı ilk turu sürprizlerle sonuçlandı. Seçmenlerin neredeyse 3’te 2’si oylarını siyasi yepazenin solundaki adaylara verdi. İki hafta sonra gerçekleştirilecek ikinci turda “Türklerin eniştesi” Peter Feldmann ile CDU’nun adayı Bernadette Weyland yarışacak. İlk turda büyük oy patlaması yapan Feldmann’ın, Yeşiller ve Sol Parti tabanından alacağı oylarla seçimi kazanması bekleniyor.

GÜRSEL KÖKSAL

Frankfurt bu kez solu tercih etti. Pazar günü gerçekleştirilen büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde SPD, Yeşiller ve Sol Parti’den adayların aldığı oy oranı % 64’ü aşıyor. Kullanılan oyların % 46’sını alarak büyük bir patlama yapan sevilen politikacı Peter Feldmann, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ikinci bir döneme hazırlanıyor. Frankfurt ve çevresinde yaşayan Türklerce “enişte” olarak adlandırılan Feldmann, oyların % 50’inden fazlasını alamadığı için doğrudan seçilemedi ve ikinci tura kaldı. Ancak iki hafta sonra gerçekleştirilecek seçimde Yeşiller ve Sol Parti’nin tabanlarından da alacağı oylarla seçilmesi kesin gibi.

Seçimde % 5,9 oy alan bağımsız aday Volker Stein da seçmenlerini ikinci turda Feldmann’ı desteklemeye çağırdı. Ancak uzun süre yönetiminde yer aldığı partisi FDP’nin itirazlarına rağmen adaylığını koyan ve kampanyasını yabancı düşmanı sloganlarla yürüten Stein’ın seçmenlerinin büyük kısmının bu çağrıya uyup, sosyal demokrat Feldmann’ı seçmeleri beklenmiyor. Ama Feldmann’ın da onların oyuna ihtiyacı yok. Yeşiller ve Sol Parti adaylarının aldığı toplam % 18,1’lik oyun yarısını bile alabilirse seçimi kazanacak. Tabii bu arada kendisini destekleyen % 46’yı koruyabilirse.

YEŞİLLER: YÖNETİM KARŞI AMA…

Adayları Dr. Nargess Eskandari-Grünberg’le hezimete uğrayan ve oyların ancak % 9.3’ünü alabilen Yeşiller’in Frankfurt yönetimi, ikinci turda Feldmann’a destek vermeyi reddediyor. 2012’deki seçimin ikinci turunda açıkça CDU’nun adayını destekleyen Yeşiller, yine bir “anti-Feldmann” kampanyasına bile kalkışabilirler. Yıllardır CDU’yla ve hatta FDP’yle yerel, eyalet ve federal düzeyde gerçekleştirdikleri ortaklıklara, yakınlaşmalara rağmen kimilerince halen “sol ve ilerici” kabul edilen bu partinin yöneticilerinin böyle bir tavır alması kimseyi şaşırtmayacak. Ancak parti tabanının önemli bir kısmının böyle bir politikaya onay vermesi beklenmiyor. Üstelik sözkonusu olan herhangi bir kent değil, bu yıl 50’nci yılını yaşadığımız 68 hareketinin merkezi olan Frankfurt. 68 kuşağı tarafından kurulan Yeşiller’in tabanının büyük kısmı, hareketin tarihi “başkenti”nde, yukarıdan gelen “oyunuzu sağın adayına verin!” yolundaki bir çağrıyı içine sindirmeyecektir. Sandık başına gitmeleri halinde de sosyal demokrat adayı destekleyeceklerdir. Zaten bu arada hareketin tarihi liderlerinden “Kızıl Danny” – Daniel Cohn Bendit de kesin bir tavır alarak, parti yönetiminin aksine, ikinci turda Feldmann’ın desteklenmesi yolunda çağrıda bulundu bile.

Peter Feldmann, seçimden önceki bir toplantıda rakipleri Nargess Eskandari-Grünberg (Yeşiller) ve Janine Wissler (Sol Parti) ile. Sol Parti ikinci turda Feldmann’ı destekleyecek. Yeşiller yönetimi destek vermek istemiyor, ama parti tabanının büyük kısmının Feldmann’ı tercih edeceği biliniyor.

SOL PARTİ: OYLAR FELDMANN’A

Seçimde büyük bir oy patlaması yaparak % 9’a yaklaşan Sol Parti’nin adayı Janine Wismann, hiç zaman kaybetmeden ikinci turda Feldmann’ı desteklemekten yana olduğunu açıklamıştı. Partinin Frankfurt yönetimi de bu yönde karar aldı. Feldmann’ın politikasından memnun olmadıklarını hatırlatan Sol Parti yönetimi, onun birçok konuda eleştirel duruş göstermesi, işçi sendikları, kiracı hakları için mücadele eden dernekler gibi bir çok sivil toplum örgütleri ve girişimleriyle işbirliğine önem vermesi nedeniyle, seçmenlerini sosyal demokrat adayı desteklemeye çağırdı. Sol Parti’den böyle bir açıklama gelmeseydi bile, taraftarları da ikinci turda ikinci turda sandık başına gitmeleri halinde büyük oranda Feldmann’ı seçeceklerdi.

SÜRPRİZ SONUÇLAR

Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin ilk turu çeşitli sürprizlerle sonuçlandı.

İlk sürpriz, girişte vurgulandığı gibi siyasi yelpanenin solundaki adaylara verilen oylar. Tabii bu bir yerel seçim ve siyasi çizgilerinin yanısıra adayların kişisel popülaritesi de büyük rol oynuyor. Ama bu durum “Frankfurt bu kez solu seçti!” yolundaki değerlendirmeleri zayıflatmıyor.

İkinci sürpriz Feldmann’ın gerçekleştirdiği oy patlaması. 2012’de gerçekleştirilen seçimin ilk turunda oyların % 33’ünü alarak ikinci olmuş, ikinci turda ise % 57,4’le seçilmişti. Altı yıllık görevi döneminin bir bölümünde, belediye meclisindeki Hıristiyan demokrat-Yeşiller ittifakının engellemeleri ve büyük medyanın muhalefetiyle mücadele etmek zorunda kaldı. Ancak tüm olumsuz koşullara rağmen özellikle toplu konut konusundaki inatçı mücadelesi ve halk kitlelerine yakın tavrıyla kitleler tarafından sevilen bir başkan olmayı başardı. Bu dönemde gerçekleştirilen yerel seçimde SPD, öncelikle onun popülaritesinin artması sayesinde yeniden il genel meclisindeki ikinci güç konumuna geldi. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen Feldmann’ın ilk turda böylesine bir oy patlaması yapması beklenmiyordu.

Bir diğer sürpriz ise CDU adayı Dr. Bernadette Weyland’ın oylarının % 25.4’te kalması. 2012’deki büyük belediye başkanlığı seçimin ilk turunda CDU adayı ilk Boris Rhein, % 39’u aşan oy oranıyla birinci olmuştu. Zaman zaman cumhurbaşkanlığına adaylığı gündeme gelen CDU’lu Petra Roth ise, 1995’de ilk turda doğrudan seçilerek Frankfurt’un ilk kadın başkanı olmuş, ondan sonraki iki seçimde de SPD’li rakiplerini geride bırakarak, bu makamda 17 yıl kalmayı başarmıştı. Weyland’ın benzer bir başarıyı göstermesi beklenmiyordu elbette, ancak alacağı oy oranının 2012’deki düzeye yaklaşacağı ve hatta onu aşabileceği tahmin ediliyordu. Ancak onu başarılı olarak görenler de var. Bunlar, 2016’da gerçekleştirilen yerel seçimde CDU’nun oylarının büyük miktarda oy kaybederek % 24.1’e düştüğünü hatırlatıyor ve Weyland’ın aldığı oyların bunun üstüne olduğuna dikkat çekiyorlar. Nitekim o da seçimden sonra yaptığı açıklamada sonuçtan memnun olduğunu, ilk turu geçerek hedeflerine ulaştıklarını söylüyordu.

Bir diğer sürpriz de Yeşiller adayı, Entegrasyon Dairesi’nin eski yöneticisi Dr. Nargess Eskandari-Grünberg’in oy oranının % 10’un altında kalması. 2012’deki seçimde ise Yeşillerin adayı ilk turda oyların % 14’ünü almıştı. İran kökenli Yeşil politikacı, „multikulti dairesi“ olarak bilenen Frankfurt „Entegrasyon Dairesi“ni yönettiği dönemde sevilen politikalar arasına girmişti. Göç kökenli nüfusun % 50’yi aştığı Frankfurt’ta bu elbette önemli bir avantajdı. Elbette, en çok oy alan iki adaydan biri olarak ikinci tura kalması beklenmiyordu. Ancak son yıllarda sürekli güç kaybeden partisinin oy oranını artırabileceğini düşünenler az değildi. Üstelik seçim kampanyasında her Frankfurtlu için toplam 365 euroluk (her gün için 1 euro) yıllık toplu ulaşım kartı önerisiyle gündemi belirleyen bir aday olmayı başarmıştı.

Frankfurt seçiminin son sürprizi de Sol Parti adayı Janine Wissler’in oy oranını ikiye katlayarak, % 8.8’e çıkarması. Sol Parti’nin 2012’deki seçimde de Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterdiği Wissler, ilk turda % 3.8 oyla elenmişti. 2008 yılından bu yana Hessen Eyalet Meclisi‘nde milletvekili olan 36 yaşındaki politikacının ikinci tura kalmasının mümkün olmadığı elbette biliniyordu. Ancak onun adaylığı Sol Parti‘nin yerel yönetim alanındaki programını kamuoyuna tanıtmak açısından sembolik bir karakter taşıyordu. Wiessler, Frankfurt‘ta boş duran iş merkezlerinin, dar gelirliler için düşük kiralı konutlara dönüştürülmesi, yabancı düşmanlığı ve aşarı sağla mücadelenin kararlı bir biçimde sürdürülmesi gibi önerileriyle puan topladı. Ama sempatik ve çalışkan kişiliğinin de bu başarıda büyük bir rolü var elbette.

DİĞERLERİNİN TOPLAM OYU % 10’UN ALTINDA

Seçime çeşitli parti ve eğilimlerden 12 aday katılmıştı. Yarışın esas olarak SPD, CDU ve Yeşiller’den 3 aday olacağı, herkes gibi diğer 8 aday tarafından da biliniyordu. Ancak kimisi üyesi oldukları siyasi örgütlerin ya da kendi kişisel duruşunu göstermek, siyasal önceliklerini gündeme getirmek için mücalede ettiler. Kimileri de belki sadece şahsi egolarını tatmin etmek için birkaç aylığına da olsa Frankfurt’un gündemide yer almaya çalıştılar. Kimisi mizahı siyasi araç olarak kullanarak sıradışı politika yaptı, bu arada Yeşiller partisinin artık gereksiz olduğunu ve yasaklanması gerektiğini savundu. Kimisi okul tuvaletlerinin kötü durumunu gündeme taşıdı, kimi kenevir ekiminin legalleştirilmesi gerektiğini savundu. İçlerinden biri söylediklerinden çok ilginç bıyığıyla dikkatleri üzerine topladı. Aralarında Çin kökenli göçmen bir de göçmen vardı. Sadece birisi açık yabancı düşmanlığı yaptı.

Yukarıda belirtildiği gibi bu 9 adaydan sadece Sol Parti’den Janine Wissler başarılı oldu.

Bir de FDP üyesi olan ve hatta uzun bir süre bu partide üst düzey görevler üstlenen, Frankfurt’un güvenlikten sorumlu belediye encümeni Volker Stein var. Partisinin karşı çıkmasına rağmen aday olan Stein, kampanyasında başka şeyler de söyledi, ancak esas olarak göçmenlere yönelik ayrımcı sloganlarla dikkat çekti. Onun aldığı oyun % 6’nın da altında kalması, yüzyıllardır “göç alan bir şehir” olan Farnkfurt’ta aşırı sağın başarı şansının ne kadar düşük olduğunu da gösteriyor. Nitekim onlar da bu durumun farkında olsa gerek, AfD ve NPD gibi aşırı sağcı partiler, sembolik de olsa aday gösteremediler.

Diğer 7 aday arasında oy oranları ise % 1.5 ile % 0.1 arasında değişiyor ve toplam % 4.5’u bile bulmuyor. (27 Şubat2018)

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ