‘İkinci Alman mucizesi’ Türk gençleriyle

Federal Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Helge Braun, 1960’lı yıllarda gerçekleşen Alman mucizesinde Türk işçilerinin büyük emeği olduğunu belirterek, Almanya’nın dijital devrimi de yeni nesil Türklerle yapacağına inandığını söyledi. 

Türk-Alman Sağlık Vakfı‘nın (TDG), Giessen kentinde düzenlediği iftara katılan Federal Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Helge Braun (CDU), ihracaat şampiyonu Almanya’nın dijital alanda geride kaldığını, ülkenin bu alandaki büyük atılımını Türk gençleriyle yapacağına inandığını söyledi. Giessen Hotel Steingarten’de gerçekleşen iftara Hessen Eyalet Meclisi Başkan Yardımcısı Wolfgang Greilich, Giessen Büyükşehir Belediye Başkanı Dietlind Grabe Bolz, Giessen Encümeni Astrid Eibelshauses, Hessen Yabancılar Meclisi Çalışma Birliği Başkanı Enis Gülegen, SPD temsilcisi Hıdır Karademir’in de aralarında olduğu çok davetliler katıldı.

Barışı kalıcı kılmalı ve sorunları çözmeliyiz

 Almanya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne seçilmesinin çok önemsediklerini belirten Prof. Dr. Braun,özetle şunları söyledi: “Günümüzde en büyük sorunlar Müslümanların yoğun olduğu coğrafyada. Mülteciler de bu bölgeden geliyor. Bu coğrafyada barışı kalıcı kılmak ve sorunları çözmek durumundayız. Bu nedenle barış içinde birlikte yaşam düşüncesini öne çıkarmalıyız. Geçtiğimiz yıllarda insanlar seçimlerde malzeme edildiği için hayal kırıklığı yaşadım ve üzüldüm. Politikacılar kısa sürede tekrar barışabilir. Ancak toplumların barışması yüzyılları alabilir. Din toplumlarda önemli. Birbirimize güvenmemizi sağlayacak, her türlü hoşgörü ve anlayışlı olmayı öne çıkaran etkinliği önemsiyoruz. Almanya, Fransa ve Belçika’da uzun zamandır yaşayan insanların radikalleştiğini görmek, toplumumuzun azınsanmayacak bir kesimini korkutuyor ve endişelendiriyor. İslam ve terörizmi yan yana dillendirmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz. Kırk elli yıldır refah içinde yaşıyoruz. Günümüzde Çin, İsrail veya Polonya sanayisinde gelişmeler önemli. Farklı ülkeler gelecekteki refahın konusunun dijitalleşme olduğunu anladılar. Kişi başına gelir konusunda dünya zirvesindeyiz. Ancak dijitalleşmede gerideyiz. Bunun için teknikten hoşlanan genç insanlara ihtiyacımız var. Birinci Almanya mucizesini elli yıl önce Türklerle gerçekleştirdik. Dijitalleşme yarışını da bilim ve teknikte iyi, gençTürklerle kazanacağımıza, ikinci Alman mucizesini onlarla yapacağımıza inanıyoruz” 

Dini dışlamak toplumu fakirleştirir

Birbirine şüpheyle bakmak yerine, daha çok buluşma ve diyaloga ihtiyaç olduğunu kaydeden Giessen Büyükşehir Belediye Başkanı Grabe Bolz da kentte her türlü ırkçı, ayrımcı, Anti İslam, anti semitist, yabancı düşünceye karşı çıktıklarını söyledi. Türk Alman Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Yaşar Bilgin ise iftarın yemek ve suyun kutsal olduğunu gösterdiğini belirterek, İftar ile savaşta veya mülteci oldukları için yiyecek ve su az bulabilen insanlara karşı empati duyguları gelişir. Oruçtan sonraki akşam gerçekleşen iftar bizleri buluşturuyor. Almanya’da yaklaşık beş milyon Müslüman yaşıyor. Müslümanlarla birlikte farklı bir değer kazandı. Farklı bir atmosfer oluştu. Ancak İslam’ın bazı engelleri olduğunu tartışılıyor. Dinler insanları biraraya getirir, diyalogu artırır. Dini toplumdan uzaklaştırmak mümkün değildir. Dini dışlamak toplumu fakirleşir. Oruç tutanlar, tutmayanların, farklı dinden insanların iftarda buluşmasını önemsiyoruz” dedi

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ