Kadınlar: Ülkemiz için endişeliyiz

Türkiye’deki mağdur kadınlara Avrupa’dan destek geldi. Yeni kurulan Feminist Kadınlar İnisiyatifi, hızla Avrupa’nın farklı merkezlerinde ‘Kadın çalıştayı’ düzenleyeceklerini duyurdu

KÖLN

Feminist Kadınlar İnisiyatifi, şiddete ve cinsel istismara uğrayan kadın ve çocuklar için ‘Kadın çalıştayı’ düzenledi.

Köln’de Günter Wallraf Taş Evi’nde düzenlenen çalıştaya Almanya ve Fransa’dan kadın inisiyatifi temsilcilerinin yanısıra Türkiye’den Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ile Van Barosu’ndan Müjde Tozbey Erden de katıldı. Feminist Kadınlar İnisiyatifi üyeleri, hem Türkiye’deki kadın mücadelesi ile dayanışma ağı oluşturmak hem de Avrupa ülkelerinde örgütlenme kanallarını açmak için daha geniş kesimlerle farklı merkezlerde toplantılar düzenleyeceklerini; Türkiye’deki kadınların durumunu anlatan dosyalar hazırlayıp bunları, Avrupa kurumları, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve medyaya ileteceklerini aktardılar. Feminist kadınlar, Eylül’de OHAL’e karşı merkezi bir kadın mitingi düzenleyeceklerini de duyurdular.

‘İhbarcılık hukuğun yerini aldı’

Türkiye’de OHAL koşullarında eğitim ve bilim için çalıştıklarını, bu dönemde hem eğitim emekçilerine hem de eğitim sistemine ilişkin çok olumsuz düzenlemeler çıktığını savunan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “KHK’lar eliyle hiçbir hukuk süreci işletilmeden binlerce eğitim emekçisinin işine son verildi. Hatta ihraç edilen kamu emekçisi sayısı, darbeye karıştığı iddiasıyla atılan polis ve askerden katbekat daha fazla. Binlerce, onbinlerce mağduriyet yaşandı. Hala bir hukuk süreci işlemiyor. OHAL Komisyonu işlemiyor. Özelde ve kamuda çalışma yasağı olan, sağlık güvencesi olmayan, yurtdışına çıkış yasağı olan, toplumsal damgalanmaya neden yüzbinlerce hayat var. Çok büyük bir kırılmaya neden oluyor. İntiharlar oluyor. Sağlık sorunlarıyla hayatlarını kaybedenler var. İhbarcılığın hukuğun yerini aldığı bir sistem yaşıyoruz. Bu tablo yaşamın her alanında geçerli. KHK’lar eliyle yeni yasalar çıkarılıyor. Laik, bilimsel eğitimin adım adım yokedilmesi, labaratuarlarımızın olmadığı yerlerde, mescitlerin zorunlu hale getirilmesi, Türkiye’nin toplamında akademik eğitim talebi olmasına rağmen, zorunlu olarak okulların imam hatipleştirilmesi ve parasız eğitimin ortadan kaldırılmasına ilişkin onlarca yasa ve yönetmelik çıkarıldı. Fetö yerine başka dini oluşumlar geldi. Okullarda, üniversitelerde, okul öncesi eğitim kurumlarında başka adlarla onlarca dini yapılanmanın önü açılmış durumda. Çok kaygılıyız. Eğitimin, yurtların dini cemaatlere teslim edilme süreci devam ederse 15 Temmuz’da yaşadığımızın benzerini yaşabiliriz. Bilimsel eğitimin, laikliğin terkedilmesiyle bir ülkenin geleceği yokediliyor. Pisa ve OECD raporlarında Türkiye eğitimi alarm veriyor. Bizler bir ülkenin geleceğinin yokedilmesine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Ölümle tehdit ediliyoruz”

Çalıştay’da konuşan Avukat Müjde Tozbey Erden, Doğu Anadolu Bölgesi’nde kadına, çocuklara ve LGBT’lilere yönelik şiddete karşı mücadele ettiğini aktardı. Müjde Tozbey Erden, “Bu mücadele çerçevesinde davalara, duruşmalara katılmaktayım. Öldürülen kadınlar, tecavüz mağduru kadınlar, istismar mağduru çocukların yanında gönüllü ve ücretsiz olarak yer alıyoruz. Bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz. Halkın incinebilir topluluğa karşı bakış açısı nedeniyle çok zorluklar yaşıyoruz. Onlara savunduğumuz için bizler de şiddete maruz kalıyoruz. Darp ediliyoruz, ölümle tehdit ediliyoruz. Buna rağmen bu insanları savunmaya devam ediyoruz. Fakat tek sorun toplum değil. Devletin diğer bir aygıtı olan mahkemeler. Hakim ve savcıların bakış açısı da maalesef gerici ve erkek, feodal bir zihniyete sahip. Bunu pek çok davada görmekteyiz” dedi. Davalarda erkeklere uygulanan iyi hal ve pişmanlık indirimlerinden örnekler veren Müge Tozbey Erden sözlerini şöyle sürdürdü: “Sen kadını öldürme hakkına sahip değilsin” demek yerine, tam tersi haksız tahrik indirimi yapılarak, adamın yedi, sekiz yıldan az ceza alması sağlanabiliyor. Hukuk sistemi, halen öldürülen, mağdur olan kadın açışından bakmıyor. Onların haklarını korumaya, onlara yaşatılan zulmün bedelini ödetmek anlamında bakmıyor. Bizim sadece incinebilir topluma karşı dayanışma amacımız yok, aynı zamanda Türkiye’deki gerici, ataerkil, erkek egemen sisteme karşı da mücadelemiz var.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ