Mat: Aleviler geleceklerine sahip çıkacak

FRANKFURT’ta ‘Alevilik’ konulu sempozyuma katılan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Hüseyin Mat, Alevilerin dağılıp parçalanmasının yalnızca Alevilere değil, demokrasi mücadelesi veren herkesin zararına olacağını söyledi.

Zor bir dönemden geçtiklerini kaydeden Mat, “Aleviler tarihlerini, yaşadıklarını konuşacaklar, gerçekle buluşarak, geleceklerine sahip çıkacaklar. Ama bu süreci çok iyi yönetmek gerekiyor. Aksi takdirde maalesef, tarihin yaşanmış olaylarını bir yenisini daha eklerler. Bugün yapılması ilk görev faşizmi geriletmek ve durdurmaktır” dedi.

30 yıl etkinliği

AABF’ye bağlı Frankfurt Alevi Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyumun konusu “30. yılında Avrupa’da Alevilik, yol, erkan, inanç hizmetlerinin kurumsallaşması sürecinde AABF İnanç Kurulu’nun örgütlenme tarihçesi, kent ve göçmenlik koşullarında Alevi yol, inanç erkanlarında değişimler, sorunlar, yeni perspektifler” oldu. Turah Eser’un sunduğu sempozyuma AABF Dedeler Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Ali İşlek, Dede Cafer Kaplan, Dr. Ali Murat İrat ile Dr. Cemal Selman katıldılar. Toplantıda Berrin Sulari de dedesi Davut Sulari’nin eserlerini seslendirdi.

“Farklılıklar birbirimizi ötekileştirmize gerekçe değil”

Konuşmasında Alevi mirasının bıraktığı değerler ve öğretilere yer veren AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat şöyle devam etti: “Kerbalaların acısı ile tutulan matem orucunun, dayanışma ve paylaşım için tutulan Hızır orucunu, Kerbela’nın direnci Şah Hüseyin ile Kerbela’nın dili Zeynebi unutmuyoruz. Yedi Ulu Ozanlarımız gibi, sayıları 300’ü aşan nice aşık, ozan ve zakirin bu yoldaki hizmetini, katkısını ve varlığını sahipleniyoruz. Baba İshakların, Pir Sultanların direncini, Şeyh Bedrettinlerin paylaşımcılığını, Hünkar Hacı Bektaş Velilerin gösterdiği ilim ve hümanizm yolundan ayrılmayacağımıza ikrar verdik. Biz Pir Ana, dede, baba, çelebi, talip mürşit, ocaklarımız, dergahlarımız ile kurduğumuz güçlü sevgi ve bağlı bağlarımız ve Alevilik anlayışımız ile bu yoldayız.”

AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat

Hüseyin Mat, AABF içerisinde farklı milliyetlerden, Aleviliği İslam içi, dışı gibi farklı yorumlayanlardan, doğulu, batılı, her türlü siyasi tercihi olan insanlar olduğuna da dikkat çekerek, “Bu farklılıkların hiçbiri, ayrışmamız, birbirimizi ötekileştirmemiz, dışlamamız için sebep ve gerekçe değildir” diye konuştu

AABF Dedeler Kurulu 2. Başkanı İşlek

“Tehditlere karşı hazır olmak gerek”

Aleviler dört kitabı ve gelmiş bütün peygamberleri hak bildiklerini kaydeden AABF İnanç Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Ali İşlek ise özetle, “Yalnızca insana değil, cümle varlığa hak gözü ile bakmış, sevgiyi, barışı, dostluğu temel araç seçmiştir. Bu güzelim inancın kendisine özgü kuralları, değerleri, kutsalları vardır. Hak Muhammet Ali, Ehli Beyt ve oniki imamlar bu inançta temel unsurlardır. Bu inancın bugüne gelmesinde ulu ozanlarımızın, ocaklarımızın, dergahlarımızın çok önemli katkıları olmuştur, olmaya devam ediyor. Pir, talip, ikrar toplumu, Alevilikte bunlar olmazsa olmazlardır. Egemenlerin her türden yöntemlerine rağmen yok edemedikleri Alevilik günümüzde daha değişik yol ve yöntemler devreye sokularak dağıtılmaya unufak edilip yok edilmey çalışılıyor. Dört bir yandan kuşatma altına alınan Alevilik, sadece dışardan gelen tehditlere mücade etmiyor. Aynı zamanda hem dışardan hem içerden gelecen tehditlere karşı hazır olmak durumunda. Sırtını devlete ve Diyanet’e dayayan Alevi kimlikli kişiler, elde ettikleri olanaklarla Aleviler içinde oluşturdukları sözde Alevi kurum ve kuruluşları ile Alevileri kendi öz değerlerinden koparmak için büyük bir çalışma içine girdiler” dedi

Dr. Ali Murat İrat

‘Talepler sorunu çözmez’ iddiası

Alevilerin sorularınının yanıtlarını başka yerde aramak yerine kendi deyişlerini dinlemeleri gerektiğini kaydeden Dr. Ali Murat İrat da konuşmasında, “Ali sırrı cemlerde anlatıldığı gibi değil. Dört deyiş dinleseniz atom fiziğine kadar cevap bulursunuz. Biz yol dönmeliyiz. Bizi ne CHP, ne HDP ne başka parti, grup, kurtarır. Umreye Hacca giden dedelere karşı duramazsak yarın Alevilik adına söz sahibi olacaklar. Madımak müze olsun talebi, siyaset değildir. Oraya 15 bin değil, 15 milyon insan da yığsan bir gaz atmaya bakar. Mücadele tarzımızı farklılaştırmalıyız. Cemleri kaybederseniz, kapıya kilit vurun. Cem Kerbela meydanıdır. Herkes eşittir. Dış dünyanın kirliliği dışarıda kalmalıdır. Bizim tehdit aldığımız yer de zaten eşitlik ve cem anlayışımız” sözlerine yer verdi

Dr. Cemal Selman

Hafıza oluşturmak şart

Dr. Cemal Selman da “Cem olacak gençleri bulunmayan beş yıldızlı cemevlerini ne yapacağız?” diye sordu. Alevi topluluğun Yavuz kıyımından sonra kendi içine kapandığını kaydeden Dr. Selman şunları söyledi: “Ocak haritası içinde birbirlerinden haberdardı, birbirleriyle haberleşiyorlardı. Köylüler kente geldi, geleneksellik modernleşti. 500 yıl dedelik sistemi içinde yaşayan topluluk, ilk defa başka toplulukların olduğu ağın içine düştü. Aleviler iç göç yaşamamıştı. Aleviler yüzyıllardır öteki, Kızılbaş oldular. Yeni bir durum. Aleviler semahlarını farklı dönebilir, deyişlerini farklı şekilde söyleyebilir. Toplumsal her şey zaman ve mekana bağlıdır. Biz müdahale etmezsek başkaları Aleviliği zaman ve mekana dolduracaktır. Tek tipleşme, standartlaşma, kalıp içine sokma olmamalı. Hafıza kaybı bir kuşakla yok oluyor. Biz konuşarak her şeyi kayıt etmemiz şart. 100 yıl sonrasına aktarmamız için hafıza oluşturmamız, kurumsallaşmamız şart”

30 yıl etkinlikleri, 7 Nisan’da Wuppertal AKM’de “Almanya’da Aleviliğin kurumsallaşma süreci, siyasi, hukuksal, akademik kazanımlar” sempozyumuyla devam edecek.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ