Siyah… “Gökkuşağı”!

Kenan ÇIĞIR

Ülkem insanları yağmur ya da sis bulutu yansıması değildi!.. belki kırılması olabilirdi… hem renkler soluyordu, hem de insanlık.

Evet çok renkli insanımız vardı ve hâla da olabilirdi. Ama vahşice, ama hoyratça, ama kahpece tek renge döndü. Siyah! Simsiyah bir gökkuşağı gibi benim insanım.

“Yalısının mazotunu almaya, saçının sarısını boyatmaya para bulamayan” sayın Banu Balkooon… bir işsiz gencin kendisini yakarak yok etmesini biliyor ya da umursuyor muydu? Bir gencin vücudu, hayalleri, ailesi ile birlikte… yalının önündeki deniz ve saçların sarısı da siyaha dönmüştü! Görüyor muydu?
Nergis, Gizem, Müzeyyen… beyaz, kırmızı, eflatun açmış çiçeklerdi. Hoyrat bir bahçıvan edasıyla; bıçakla, tüfekle, tabancayla dallarından kopartıldılar… Asfalta, halıya, duvarlara sıçramış kopkoyu kırmızı kan siyaha döndü. O nadide çiçekler soldu; kurudu, kurudu, kurudu… ailelerinde ve özellikle çocuklarında üç siyah anı kaldı.

Çocuktu onlar rengarenk. “Küçük fahişeler” ya da “ucuz mallar” değildi. Öğretmeni onlara böyle seslendiğinde sararmaya başladılar. Soruşturma geçiren öğretmen terfi edince, iyice soldular. Soldular, soldular, soldular, siyaha kesildiler. Rengarenk çocuklarla birlikte ahlak da siyaha kesildi.

Doğa için yaratılmıştı, vazgeçemezdi. Yemyeşil ağaçları kesen o adama müdahale etmez ise, yeşil siyaha dönüşecek… börtü böcek için yaşam bitecekti. Sinan gençti, Sinan doğa sevdalısı… rengarenk ışıl ışıldı. Kalbine giren bıçakla önce yemyeşil ağaçlar siyaha dönüp, Sinan’dan daha hızlı soldular. Sonra Sinan’ın renkleri silindi.

Ülkemde kopkoyu bir siyahlık yayıldıkça yayılıyordu…

Soy ismiyle, tipiyle insanları şıp diye tanıyan iktidar… mizah anlayışını siyaha döndürmüştü.

Renklerin cümbüşü olması gereken spor, kapkara yürekli; yöneticisi, antrenörü, sporcusu, taraftarı ile… kavganın, ayrışmanın, yok saymanın, aşağılamanın siyahına dönüştü.

Siyasetin çamuru politikayı, karın doyurmanın bedeli oy pusulasını, gerekçesiz gerekçeli karar bir kurulu, mahkemeler, hakimler, avukatlar adaleti…

Siyaha simsiyaha dönüştürdü. Renkler siyaha, ülke karanlığa boğuldu.

Doğa kendisini yenileyecektir, insanoğlu da.

Renkler yine tek tek görünür ve yaşanır olacaktır. Hiç şüphem yok!

Bu siyah örtü yırtılacak, insanlık yepyeni renkler ve binlerce tomurcukla filizlenencektir.

Bu coğrafyada da; adalet, özgürlük, barış… en önemlisi de… İNSANLIK bir gün kalıcı olacaktır.

İşte o zaman gökkuşağının rengine doyum olmayacaktır…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ